Arpa Maltı Yazıyor Ama Gluten Yok mu Diyor: Süpermarket Raflarındaki Tehlikeli Etiket Karmaşası

Süpermarket raflarında birbirinden farklı bira seçenekleri arasında dolaşırken, etiketlerde gördüğünüz bilgiler gerçekten sizi korumaya yetiyor mu? Özellikle gluten duyarlılığı yaşayan ya da çölyak hastalığı olan tüketiciler için bu soru hayati önem taşıyor. Arpa ve buğday gibi tahıllardan üretilen biraların doğası gereği gluten içermesi beklenen bir ürün grubu olduğu biliniyor. Buna rağmen etiket üzerindeki bilgilendirmenin yetersizliği, bu gruplar için ciddi sağlık risklerine yol açabiliyor.

Bira Üretiminde Gluten: Kaçınılmaz Bir Gerçek mi?

Geleneksel bira üretiminde kullanılan temel hammaddeler arasında arpa maltı ön sırada yer alıyor; bazı bira stillerinde buğday da karışıma dahil ediliyor. Bu tahılların protein yapısında bulunan gluten fraksiyonları (arpa için hordein, buğday için gliadin), çölyak hastalarının vücudunda otoimmün bir tepkiyi tetikleyebiliyor.

Bu otoimmün reaksiyon, ince bağırsak mukozasında villus hasarı ile sonuçlanıyor ve bu durum besin emilim bozukluklarına, kilo kaybına, demir eksikliği anemisine ve çeşitli mikronutrient eksikliklerine yol açabiliyor. Uzun vadede osteoporoz ve kemik mineral yoğunluğunda azalma, infertilite, çocuklarda büyüme geriliği ve hatta bazı bağırsak lenfomaları gibi komplikasyon riskinde artış da bildiriliyor. Yorgunluk ve kronik halsizlik gibi semptomlar da çölyak hastalarında sık görülen yakınmalar arasında.

Piyasada glutensiz veya gluteni azaltılmış olarak sunulan biralar da mevcut, ancak burada kritik nokta şu: Standart bir bira etiketinde, ürünün gluten içerip içermediği her zaman yeterince açık bir şekilde belirtilmiyor. Avrupa Birliği’nde ve Türkiye’de, alerjen bildiriminde gluten içeren tahılların vurgulanması zorunlu olsa da, pratikte bu bilginin küçük puntolar arasında kaybolduğu durumlar yaşanabiliyor.

Etiket Okumak Neden Bu Kadar Karmaşık?

Tüketici olarak bir bira şişesini elinize aldığınızda, ön yüzde gördüğünüz cazip tasarım ve marka görselleri dikkatinizi çekerken, arka etikette aradığınız kritik bilgilere ulaşmak çoğu zaman çaba gerektiriyor. İncelenen çalışmalar, tüketicilerin gıda etiketlerini okuma ve anlama konusunda önemli zorluklar yaşadığını, özellikle alerjen bilgisi ve teknik terimlerin anlaşılmasında sıkıntı olduğunu gösteriyor.

İçindekiler listesi, alkol oranı, üretim tarihi gibi bilgilerin yanında alerjen uyarılarının belirgin bir şekilde sunulması, Avrupa Birliği mevzuatında ve Türk Gıda Kodeksi’nde yasal zorunluluk olarak yer alıyor. Ancak etiketin hangi bölümünde, ne boyutta ve ne kadar görsel vurguyla sunulduğu, üreticiler arasında önemli ölçüde değişebiliyor; bu da uygulamada tutarsız bir görünüm oluşturuyor.

Bazı üreticiler yalnızca “arpa maltı içerir” ifadesini kullanırken, “gluten” kelimesini açıkça belirtmiyor. Oysa arpa, buğday, çavdar ve yulaf gibi tahılların gluten içerdiği ve bu tahılların çölyak hastaları için riskli olduğu, uluslararası klinik rehberlerde açıkça ifade ediliyor. Bu nedenle, yeni tanı almış çölyak hastaları veya gluten duyarlılığını henüz öğrenen kişiler için, sadece tahıl adını bilmek çoğu zaman yeterli ve pratik bir bilgi olmuyor.

Yasal Düzenlemeler ve Gerçek Uygulamalar Arasındaki Uçurum

Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği, gluten içeren tahıllar (buğday, arpa, çavdar, yulaf ve bunların hibritleri) ve bunlardan elde edilen ürünlerin alerjen olarak etiket üzerinde belirtilmesini zorunlu kılıyor. Bu düzenleme, Avrupa Birliği’nin 1169/2011 sayılı gıda bilgi tüzüğü ile uyumlu.

Hukuki çerçeve açık olmakla birlikte, saha denetimleri ve tüketici bildirimleri, özellikle yazı puntosu, görünürlük ve kontrast gibi unsurlarda üreticiler arasında farklılıklar bulunduğunu gösteriyor. Ayrıca ithal biralarda, orijinal etiket üzerine yapıştırılan Türkçe etiketlerin zaman zaman silik baskı, eksik çeviri veya yetersiz yerleşim gibi sorunlar içerdiği, resmi denetim raporlarına ve tüketici şikayetlerine yansıyor.

Çölyak Hastaları İçin Risk Seviyeleri

Çölyak hastaları için güvenli olduğu kabul edilen üst gluten maruziyeti, uluslararası kılavuzlarda genel olarak günde 10 mg’ın altında tutulması gereken bir eşik olarak belirtiliyor. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) ve klinik çalışmalar, çoğu çölyak hastasının günlük 10-50 mg gluten alımı ile dahi mukozal hasar geliştirebileceğini; 50 mg/gün civarının belirgin bağırsak hasarıyla ilişkili olduğunu gösteriyor.

Bu nedenle, birçok ulusal ve uluslararası kuruluş, “glutensiz” ürünlerde gluten seviyesinin 20 ppm’in (20 mg/kg) altında olmasını şart koşuyor. Türkiye’de ve Avrupa Birliği’nde de, “glutensiz” ifadesi için bu 20 ppm eşiği geçerli.

Standart, arpa maltı bazlı bir biranın gluten içeriği stil ve üretim sürecine göre oldukça değişken olsa da, klasik filtrasyondan geçmiş birçok bira tipik olarak 20 ppm’in üzerinde gluten içerebiliyor ve bu nedenle çölyak hastaları için güvenli kabul edilmiyor. Bazı çalışmalar, geleneksel biralarda gluten seviyelerinin onlarca-yüzlerce ppm aralığında olabileceğini gösteriyor; bu da bir şişe/dose bira tüketiminin, çölyak hastaları için önerilen günlük güvenli maruziyet düzeyini aşma potansiyeline sahip olduğunu düşündürüyor.

Gluten duyarlılığı (non-çölyak gluten duyarlılığı) olan ancak çölyak tanısı almamış kişilerde ise semptomlar bireyden bireye değişebiliyor. Bu kişilerde şişkinlik, karın ağrısı, baş ağrısı, yorgunluk ve eklem ağrıları gibi belirtiler bildiriliyor. Bu grupta mekanizma çölyak hastalığındaki gibi otoimmün ve villus atrofisi ile karakterize olmasa da, semptom kontrolü için gluten kısıtlaması önerilebiliyor. Dolayısıyla bu kişilerin de hangi ürünleri güvenle tüketebilecekleri konusunda net ve okunabilir etiket bilgisine ihtiyaçları var.

Glutensiz Bira İddialarında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Son yıllarda glutensiz bira seçeneklerinin sayısı dünyada ve Türkiye’de artış gösteriyor. Bu ürünler temel olarak iki gruba ayrılabiliyor: doğal olarak glutensiz tahıllardan üretilenler ile gluteni parçalayarak veya azaltarak üretilenler. Pirinç, mısır, sorgum, darı gibi gluten içermeyen tahıllardan veya psödotahıllardan (örneğin karabuğday, kinoa) üretilen biralar birinci gruba giriyor. İkinci grupta ise arpa maltı gibi gluten içeren tahıllardan üretilip, fermantasyon sırasında veya sonrasında proteaz/endopeptidaz gibi enzimlerle glutenin parçalandığı biralar yer alıyor.

İkinci gruptaki ürünler için bilimsel literatürde “gluten-reduced” (gluten azaltılmış) veya “low-gluten” gibi terimler kullanılıyor; bu ürünlerin çölyak hastaları açısından tamamen güvenli olduğuna dair yeterli kanıt olmadığı vurgulanıyor. ELISA gibi klasik test yöntemlerinin, enzimle parçalanmış gluten peptitlerini her zaman doğru düzeyde tespit edemeyebileceği, bu nedenle etiket üzerinde 20 ppm’in altında değerler rapor edilse bile, çölyak hastaları için belirsizlik olduğu ifade ediliyor.

Bu nedenle, ulusal çölyak dernekleri ve uzman rehberler, çölyak hastalarının “gluten-reduced” veya “gluten removed” ibareli ürünlerden kaçınmasını, yalnızca sertifikalı glutensiz biraları tercih etmesini önermektedir. Etiket üzerinde “glutensiz” iddiasının yanı sıra, bu durumun hangi yöntemle sağlandığının belirtilmesi, tüketiciye daha şeffaf bilgi sunulması açısından önemlidir.

Süpermarkette Bilinçli Alışveriş İçin Pratik Adımlar

Bira rafının karşısına geçtiğinizde alerjen bilgisine güvenilir şekilde ulaşmak için bazı pratik adımlar izlenebilir. Ön etiketin tasarımından önce, arka etiketteki içindekiler ve alerjen bölümünü sistematik olarak okuma alışkanlığı edinmek önemlidir. İçindekiler listesinde arpa, buğday, çavdar, yulaf, malt gibi kelimeleri aramak; bu tahılların çölyak ve gluten duyarlılığı olan kişiler için riskli olduğu klinik rehberlerde açıkça belirtilmiştir.

Alerjenlerin genellikle kalın (bold) yazı veya farklı bir tipografi ile vurgulanması gerekir; bu bölümün varlığını mutlaka kontrol edin. Eğer ürün “glutensiz” iddiası taşıyorsa, 20 ppm altında gluten kriterine dayanan bu iddianın, mevzuatta tanımlı bir eşik olduğunu akılda tutun. Belirsiz veya eksik etiketle karşılaştığınızda, özellikle çölyak hastasıysanız, ürün almaktan kaçınmak güvenlik açısından daha uygundur.

Üretici firmaların tüketici danışma hatlarından ek bilgi alınabilir, ancak anlık alışveriş sırasında bunun pratik olmadığı da doğrudur. Etiket bilgisinin eksik, yanıltıcı ya da okunamaz olduğunu düşündüğünüz bir ürünle karşılaştığınızda, bunu Alo 174 Gıda Hattı’na ya da ilgili resmi mercilere bildirmeniz mümkündür. Tarım ve Orman Bakanlığı, Alo 174 üzerinden gelen şikayetleri resmi denetim mekanizmasının bir girdisi olarak kullanmaktadır.

Dijital Araçlar ve Yeni Çözümler

Mobil uygulamalar ve barkod okuma sistemleri, ürün içeriklerine ve alerjen bilgilerine ulaşmayı birçok tüketici için kolaylaştırmaktadır. Bazı uygulamalar kullanıcı profiline göre alerjen filtreleme ve kişiselleştirilmiş uyarılar sunmakta, bu da özellikle glutensiz diyet uygulayan kişiler için pratik bir destek sağlayabilmektedir.

Ancak bu dijital çözümler, nihayetinde üreticilerin sağladığı resmi ürün bilgisine dayanır; yanlış, eksik veya güncel olmayan üretici verisi, uygulama çıktısını da hatalı hale getirebilir. Dolayısıyla temel çözüm, yine şeffaf, doğru ve mevzuata uygun etiketleme ile başlar. Perakende zincirlerine yapılacak geri bildirimler de etkilidir; büyük market zincirleri, tüketici talepleri doğrultusunda tedarikçilerinden daha anlaşılır ve mevzuata tam uyumlu etiketleme talep edebilmektedir.

Sağlığınızı korumak için neyi, ne kadar ve hangi sıklıkta tükettiğinizi bilmek en temel hakkınızdır. Bira gibi sosyal içeceklerin keyfini çıkarırken, özellikle çölyak hastalığı veya gluten duyarlılığı söz konusuysa, vücudunuza zarar vermemek için gerekli bilgiye açık, okunabilir ve bilimsel temelli etiketler üzerinden kolayca erişebilmelisiniz. Etiketler, pazarlama mesajlarından önce tüketiciyi koruma işlevi görmelidir. Bu bilinçle alışveriş yapmak ve haklarınızı kullanmak, hem kendi sağlığınız hem de tüm tüketiciler adına önemli bir adımdır.

Bira alırken etiketin neresine ilk bakıyorsun?
Arka etiketteki alerjen bilgisi
Ön yüzdeki marka ve tasarım
İçindekiler listesini detaylı okuyorum
Alkol oranı ve kalori bilgisi
Hiç okumuyorum direkt alıyorum

Yorum yapın