Bu akşam televizyonda Rasim Öztekin’li Düğün Dernek 2 Sünnet: milyonlar izledi ama bir sahne hâlâ tartışılıyor

Özetle

  • 🎬 Düğün Dernek 2: Sünnet
  • 📺 Sinema Yerli kanalında, saat 21.45’te
  • 😂 Anadolu’da bir köyde geçen, torun sünneti etrafında gelişen absürt olayları ve toplumsal mizahı konu alan, ailece izlenebilecek sıcak bir komedi filmi

Düğün Dernek 2: Sünnet, Rasim Öztekin, Selçuk Aydemir, Ahmet Kural, Murat Cemcir bu akşam televizyon ekranında bir kez daha buluşuyor. Sinema Yerli’nin 21.45 kuşağında yayınlanacak film, hem Anadolu komedisi geleneğini hem de 2010’lar Türkiye gişe sinemasının en karakteristik tatlarını yeniden hatırlatıyor. Özellikle Google Discover’da sıklıkla öne çıkan bu tip kültleşmiş yerli komediler, nostalji ve toplumsal alışkanlıkların mizahla birleştiği özel bir yeri işgal ediyor; “Düğün Dernek 2: Sünnet” de tam bu kategoriye denk düşüyor.

Bu Akşam TV’de: İsmail’in Gösterişle İmtihanı

İlk “Düğün Dernek”in patlayan başarısından sonra çekilen devam filminde, hikâye bu kez torun sünnetine kayıyor. Rasim Öztekin’in canlandırdığı İsmail, köyün her bir bireyine “efsane olacak” sözünü verdikten sonra gösterişin tüm yükünü sırtına alıyor. Anadolu kültüründe düğün-sünnet gibi törenlerin statü göstergesi haline gelişinin ne kadar gerçek olduğunu bilenler için film, neredeyse belgesel tadında ama absürt bir komedi. İsmail’in itibarı, köyün dedikodusu, Tarık ve Fikret’in bitmeyen aksilikleri, bir yandan da sahte sanatçılar, mafya ve bürokrasiyle iç içe geçen kaos… Her sahne, sanki “el alem ne der?” baskısının antropolojik bir okumaya dönüşmüş hali.

Selçuk Aydemir, komedi ritmini bilen yönetmenlerden; “İşler Güçler” ya da “Kardeş Payı”nda yarattığı o samimi, hızlı diyalog yapısının bu filmde de izleri var. Bir yandan köyün nostaljik sıcaklığı, öte yandan modern organizasyon alışkanlıklarının çarpışması… O kadar tanıdık ki, izleyici ister istemez kendi akraba düğünlerini, sünnetlerinde yaşanan panikleri düşünüyor. Bu yüzden film nostaljik bir komedi olmanın ötesinde, toplumsal hafızayı tetikleyen bir “tören panoraması” da sunuyor.

Kadronun Gücü, Mizahın Ritmi

Rasim Öztekin bu filmde sadece komik değil; aynı zamanda bir kültür taşıyıcısı. Ferhan Şensoy’un tiyatro geleneğinden gelen ustalığı, köyün en çaresiz anında bile ciddi kalabilen o “Anadolu babası” mizacını seyirciye geçiriyor. Kendisinin filmografisinde G.O.R.A.’dan Seksenler’e kadar birçok güçlü nokta olsa da, “İsmail” karakteri ona genç kuşak izleyicinin zihninde kalıcı bir yer kazandırdı. Bugün filmi izleyen birçok kişi için İsmail, Türk komedisinin son on yılındaki en net ikonlardan biri.

Ahmet Kural ve Murat Cemcir ikilisinin seyirciyle kurduğu bağ da devam filmine dinamizm katıyor. Bu ikilinin enerjisi, absürt durumlara sürekli bir tempo kazandırıyor. Yan rollerde ise Giray Altınok’un canlandırdığı mafya adamı dikkat çekiyor. Altınok’un filmografisinde “yan karakter ama bellekte kalan” bölümü güçlendiren bir performans. Kısa, vurucu ve ritmik. Zaten daha sonra “Aykut Enişte” gibi işlerle hem yazarlık hem oyunculuk anlamında öne çıkması, bu tip rollerin kariyerine etkisini gösteriyor.

Filmde mizahın taşıyıcıları sadece absürt olay örgüleri değil. Bir yandan Anadolu’nun imece ruhu, bir yandan da “herkesin elini attığı ama kimsenin bilmediği işler” düzeni… Bu düzensiz düzen, Türkiye’nin birçok yerinde hala görülen bir gerçek. Bu yüzden film, mizahın ötesinde kültürel bir belge niteliği de taşıyor.

  • Gösterişin ve ekonomik baskının yarattığı abartı
  • Aile bağları, kuşak farkı ve dayatılan “geleneksel rol” dinamikleri
  • Kolektif izleme etkisi (kalabalıkla daha çok güldüren komedi)
  • Gerçek hayatla birebir eşleşen ritüel karmaşası

İşte tüm bu unsurlar birleşince film sadece komik değil; üzerinde konuşulabilir, hatırlanabilir ve kültürel karşılığı güçlü bir yapı haline geliyor.

Devam Filmi Olmanın Bedeli ve Getirisi

“Düğün Dernek 2: Sünnet”, ilk film kadar iyi olup olmadığı konusunda yıllardır süren tartışmaların odağında. Bir kesim, serinin enerjisinin ilk filmdeki kadar “taze” olmadığını, bazı şakaların tekrar hissi verdiğini söylüyor. Eleştirmenlerin en sık dile getirdiği konu, filmin çok “güvenli” bir alanı tercih ettiği. Ama bu, yerli gişe sineması için aslında beklenen bir durum. Güldür Güldür veya Organize İşler gibi markalaşmış komedi örneklerinde de gördüğümüz gibi, seyirci bazen yenilik değil, tanıdıklık görmek istiyor.

Öte yandan filmin gişedeki başarısı, Türkiye’de tören temalı komedilerin ne kadar güçlü bir damar olduğunu kanıtlıyor. “Takı masası”, “konvoy”, “sünnet tahtı”, “sanatçı ayarlama” gibi semboller, toplumun ortak hafızasında o kadar yer etmiş ki film bunu avantaja çevirmeyi başarıyor.

Bu iki nokta birleşince, izleyici filmi evde tek başına izlediğinde bile sanki bir salon kahkahası duyuyormuş hissine kapılıyor. Bu akşam TV’de yayınlanacak olması da tam bu yüzden ideal: Ev ortamı, ailece izlenen komedi deneyimini güçlendiriyor.

Bu Akşam İçin Neden Uygun?

12 Ocak akşamı için sıcak, hafif ve samimi bir seçenek arayanlar için film güzel bir tercih. Günün yorgunluğunu atarken kültürel olarak tanıdık motiflerle dolu bir hikâyeye dalmak istiyorsanız, 21.45’te Sinema Yerli kuşağı sizi tam karşılayacak türden. Düğünlerin ve sünnetlerin içinden çıkılamayan kaosunu, imecenin absürtlüğünü, Anadolu mizahının naif ama keskin tarafını seviyorsanız, bu film evin havasını değiştirecek.

Özellikle Rasim Öztekin’in performansını yeniden izlemek isteyenler için de ayrı bir anlam taşıyor. Onun ekrandaki varlığı, komedide ustalıkla sıcaklık arasında kurduğu o eşsiz denge, filmi yalnızca eğlencelik olmaktan çıkarıp küçük bir anıya dönüştürüyor.

Bu akşam televizyonda bir şeyler bakarken alt yazıda “Düğün Dernek 2: Sünnet – 21.45” yazısını görünce zap yapmadan bir şans vermek isteyebilirsiniz. Tanıdık, içten ve hâlâ aynı tadı veren bir Anadolu komedisi sizi bekliyor.

Düğün Dernek 2'yi ilkiyle kıyaslasan hangi kamp olurdun?
İlki efsane bu da güzel
İlki daha iyiydi açık ara
İkisi de aynı seviyede
Bu daha komik bence
Hiç sevmedim seriyi

Yorum yapın