Bu akşam Show TV’de Kemal Sunal’lı Şendul Şaban: Yeşilçam’ın çok az hatırlanan bu filmi her dakikasına değer ve Nevra Serezli’yle uyumu efsane

Özetle

  • 🎬 Şendul Şaban
  • 📺 Show TV, 20:00
  • 😂 Kemal Sunal’ın canlandırdığı Şaban karakterinin absürd mizah ve toplumsal eleştiriyle harmanlandığı, 80’ler Yeşilçam komedisini nostaljik ve sıcak bir şekilde ekrana taşıyan bir film.

Yeni yılın ekran ritmini hâlâ elinde tutan Kemal Sunal, Yeşilçam, Şendul Şaban ve Show TV bu akşamın en güçlü TV varlıkları olarak öne çıkıyor. 1980’lerin son dönem komedisine hem nostaljik hem de hafif çılgın bir dokunuş bırakan bu film, 20:00’de Show TV’de yeniden karşımıza çıkıyor. Kemal Sunal’ın Şaban karakterine kattığı o saf mizah enerjisi, 2026 Türkiye’sinde hâlâ prime time’da yer bulabiliyorsa, bu yalnızca bir komedi filminin başarısı değil; bir kültürel hafızanın kendi kendini güncel tutma becerisi.

Şendul Şaban bu akşam Show TV’de

Şendul Şaban, 1989’un o bol üretimli Yeşilçam döneminin karakteristik “Şaban” maceralarından biri. Senaryosu ve yapım detayları o dönem Sunal filmlerinin klasik ekibinden gelse de, bu filmde en ilginç olan şey, başlığının bile kendi başına küçük bir merak uyandırması. “Şendul”, eski bir geminin sallanan ucu anlamına geliyor ve bu bize Şaban’ın bu kez biraz denizci, biraz maceraperest, biraz da kaderini karmakarışık işlerin ortasında bulan biri olduğunu hissettiriyor. Filmde mizah, yine küçük adamın hayatta kalma stratejileri üzerine kurulu; absürtlük bol, Şaban’ın iyi niyeti yüksek, düzenin saçmalığı ise her sahnede kendini belli ediyor.

Kemal Sunal’ın 80’lerden 90’lara evrilen filmografisindeki bu dönem, aslında Yeşilçam’ın son büyük ticari komedi nefeslerinden biri. Dijitalleşmemiş sinema salonlarının, yazlık açık hava sinemalarının ve evde video kaset izleme kültürünün iç içe yaşadığı kritik bir geçiş zamanı. Şendul Şaban da tam bu yılların ürünü: düşük bütçe, hızlı çekim, spontane çözülmüş sahneler… ama tüm bunlara rağmen sıcak, tanıdık ve yıllar sonra bile izleyicinin yüzünde bir tebessüm bırakan bir ruh hâli.

Kemal Sunal ve Nevra Serezli’nin ekrandaki uyumu

Filmin en parlak anları, tartışmasız şekilde Sunal ile Nevra Serezli’nin karşılıklı sahneleri. İkili daha önce de çeşitli projelerde beraber yer almıştı ve ekrana taşıdıkları alışıldık kimya, Şaban evrenine tatlı bir denge getiriyor. Serezli’nin sakin, kontrollü ve zarif oyunculuğu; Sunal’ın hızlı, şaşkın ve doğaçlamaya yakın jestleriyle birleştiğinde film neredeyse çizgi roman ritmine sahip oluyor.

Sunal’ın kariyeri düşünüldüğünde Şendul Şaban, onun klasik “Şaban personası”nın bir halkası olarak görülüyor. Hababam Sınıfı’nın İnek Şaban’ı, Salako’nun temiz yürekli delikanlısı, Tosun Paşa’nın düzen bozucusu derken, 80’lerin ortasından itibaren bu karakter daha bireysel, daha gündelik hayatla ilişkili, zaman zaman iş hayatının saçmalıklarını gösteren bir forma bürünüyor. Şendul Şaban, bu dönüşümün sevimli örneklerinden biri. Sunal’ın karaktere yüklediği naiflik, eleştirel bakış ve halktan yana duruş, filmin bugün dahi “güncel” algılanmasını sağlıyor.

Bugünün izleyicisini ekrana çeken şey belki de tam olarak bu: Şaban filmleri artık sadece komedi değil, aynı zamanda dönemin ekonomik, toplumsal ve kültürel kodlarını taşıyan küçük zaman kapsülleri.

Kültürel etkisi ve neden hâlâ bu kadar seviliyor?

Şaban serisinin Türkiye kültür tarihinde tuttuğu yer, yalnızca bir oyuncunun başarısıyla açıklanamayacak kadar derin. Bu karakter, toplumun alt sınıfların gözünden dünyaya bakma biçimini popüler sinemaya taşımıştı. Şendul Şaban’ın öne çıktığı nokta ise, 80’lerin tipik “absürd bürokrasi” ve “saçma sapan iş düzeni” temasını biraz daha eğlenceli, hafif denizci motifleriyle karıştırması. Detaylı sinopsisin tam olarak kayıtlara geçmemiş oluşu da filme bir tür “kayıp Yeşilçam bölümü” havası veriyor; tıpkı dönemin hızla üretilen ve bir anda efsaneleşen birçok işinde olduğu gibi.

Ayrıca, filmin 4K restorasyonlu hâlinin YouTube’da ilgi görmesi, bugün dijital arşivciliğin nasıl bir nostalji ekonomisi yarattığını da gösteriyor. 1989’un analog detayları, 2026 ekranlarında pırıl pırıl bir keskinlikle durduğunda ortaya hem geçmişi parlatan hem de bugünün izleme alışkanlıklarına yaklaşan ilginç bir karışım çıkıyor.

Bu akşam neden açıp izlemeli?

Eğer uzun bir günün ardından hafif bir komedi, 80’ler nostaljisi ve Kemal Sunal’ın hem sıcak hem eleştirel mizahı iyi gelir diyorsan, Şendul Şaban tam prime time’da küçük bir kaçış sunuyor. Özellikle güncel dizilerin dramatik yoğunluğu ve tempo baskısı düşünüldüğünde, Yeşilçam’ın bu naif, iyimser ve dümdüz akan hikâye yapısı hâlâ çok ferahlatıcı.

  • Kemal Sunal’ın sade ama zekice kurulmuş mizahı bu filmde de kendini gösteriyor.
  • Nevra Serezli’nin varlığı kadın karakteri güçlendiriyor ve filme ritim katıyor.

Bir de tabii, Sunal’ın canlandırdığı Şaban’ın “küçük adam büyük haksızlıklar” evrenini bugün yeniden izlemek, ister istemez izleyiciye Türkiye’nin değişmeyen bazı taraflarını hatırlatıyor. Belki de Şaban filmlerinin bu kadar uzun ömürlü olmasının nedeni tam olarak bu: hem güldürmesi hem de hafifçe içimizi dürtmesi.

Show TV’nin bu akşamki Sunal kuşağı ise nostaljinin ötesinde bir işlev görüyor; yeni kuşaklara Yeşilçam’ın o hızlı üretim ama samimi anlatım dönemini hatırlatıyor. Şendul Şaban’ın ekrana her dönüşünde hâlâ izleyici çekmesi, Kemal Sunal’ın bıraktığı mirasın ne kadar diri olduğunu gösteriyor. Bu akşam televizyon karşısına geçecek herkes için rahat, eski dost tadında bir seyir bekliyor.

Şendul Şaban'ı bu akşam izler misin?
Kesinlikle izlerim
Belki açarım
Geçeceğim
Sunal'ı özledim
Dizi izleyeceğim

Yorum yapın