Büyükbabam Bana Bunu Öğretmişti: Şimdi Torunumun Özgüveni Nasıl Değişti Görmelisiniz

Torunuzun “Ben yapamam” dediğini duyduğunuz an, içiniz burkuluyor. Küçücük elleriyle henüz denemeden vazgeçişi, o tereddütlü bakışlar… Belki de en çok sizi rahatsız eden, onun içindeki potansiyeli görebilirken kendisinin görememesi. Özgüven eksikliği çocukluk döneminin en yaygın zorluklarından biri ve özellikle 6-8 yaş arası kritik bir dönem. Bu yaşlarda şekillenen benlik algısı, ileriki yılların temelini oluşturuyor. İyi haber şu ki, büyükanne ve büyükbabalar bu süreçte benzersiz bir konumda ve çocuğun özgüvenini inşa etmede ebeveynlerden farklı, ama bir o kadar değerli bir rol oynayabiliyorlar.

Özgüven Eksikliğinin Kök Nedenleri

Çocuklardaki özgüven sorunları genellikle tek bir nedenden kaynaklanmaz. Uzmanlar, bu yaş grubundaki çocukların başarısızlık korkusunun çoğunlukla mükemmeliyetçi beklentiler, aşırı koruyucu ebeveynlik tarzı veya yetersizlik hissiyle ilişkili olduğunu belirtiyor. Torunuzun sürekli “yapamam” demesinin ardında, belki de daha önce yaşadığı küçük bir başarısızlığın büyütülmesi ya da yeterince desteklenmediği bir deneyim yatıyor olabilir.

Özellikle 6-8 yaş arası çocuklar sosyal karşılaştırma yapmaya başlar. Sınıf arkadaşlarının daha hızlı koştuğunu, daha güzel resim yaptığını ya da daha iyi okuduğunu fark edince kendilerini yetersiz hissedebilirler. Bu dönemde, büyüklerin tepkileri ve kullandıkları kelimeler, çocuğun benlik algısını şekillendiren en güçlü araçlardır. Bir “Sen bunu beceremezsin, ben yapayım” cümlesi bile, çocuğun kendi yeteneklerine olan inancını zedeleyebilir.

Büyükanne ve Büyükbabaların Benzersiz Rolü

Ebeveynlerin günlük stres ve sorumlulukları arasında bazen gözden kaçırabileceği nüansları, büyükanne-büyükbabalar farklı bir sabır ve deneyimle fark edebilir. Sizin konumunuz aslında oldukça avantajlı: Ebeveynlerin performans baskısı olmadan, daha rahat ve oyunsu bir ortamda torunuzla zaman geçirebilirsiniz.

Araştırmalar, büyükanne-büyükbaba desteğinin çocukların duygusal dayanıklılığını artırdığını gösteriyor. Siz sadece bir aile büyüğü değil, aynı zamanda güvenli liman, koşulsuz sevgi kaynağı ve farklı bir perspektif sunabilecek bir akıl hocasısınız. Torunuzun sizinle geçirdiği zaman, ev ödevleri ya da performans değerlendirmelerinden bağımsız, saf deneyim ve keşif zamanı olabilir.

Küçük Başarıları Görünür Kılmak

Çocuklar genellikle başarıyı büyük sonuçlarla ilişkilendirir: Yarışı kazanmak, en yüksek notu almak, en güzel resmi yapmak. Oysa özgüven inşa etmek için ihtiyaç duyulan şey, sürecin değerini anlamak ve küçük ilerleme adımlarını fark etmektir. Torunuzla birlikte puzzle yaparken, bir parçayı yerleştirdiğinde “Bak, bu köşeyi nasıl da buldun! Renkleri eşleştirmekte gerçekten iyisin” gibi spesifik geri bildirimler verin.

Genel övgüler yerine (“Aferin, çok akıllısın”) somut becerileri vurgulayan ifadeler, çocuğun kendi yeteneklerini tanımasına yardımcı olur. Birlikte özel bir başarı defteri oluşturun. Her ziyaretinizde, o gün torunuzun başardığı üç şeyi yazın – ne kadar küçük olursa olsun. “Bugün ayakkabı bağlarımı kendim bağladım”, “Parkta yeni bir çocukla tanıştım”, “Yemekte brokoliyi tattım” gibi basit başarılar bile sayılır. Birkaç hafta sonra bu defteri birlikte gözden geçirdiğinizde, çocuk kendi gelişiminin somut kanıtlarını görecektir.

Başarısızlığı Yeniden Çerçevelemek

Torunuzun en büyük engellerinden biri başarısız olma korkusu. Bu korku, deneyimleri “mükemmel” ya da “felaket” olarak ikiye ayıran kara-beyaz düşünce tarzından kaynaklanıyor. Sizin göreviniz, gri tonlamaları göstermek. Kendinizle ilgili bir başarısızlık hikayesi paylaşın – ama sonunda nasıl öğrendiğinizi ve büyüdüğünüzü vurgulayın.

“Bilir misin, ben de senin yaşındayken bisiklete binmeyi öğrenirken kaç kere düştüm? Dizlerim morarmıştı ama her seferinde biraz daha uzun süre dengede kalabiliyordum. Şimdi düşünüyorum da, o düşmeler olmasaydı hiç öğrenemezdim” gibi kişisel anekdotlar, başarısızlığı öğrenmenin doğal bir parçası olarak normalleştirir. “Yapamam” yerine “henüz yapamıyorum” ya da “bunu nasıl yapacağımı öğrenmeye çalışıyorum” gibi ifadeleri modellemeniz gerekiyor. Bu küçük kelime değişikliği, zihinsel yaklaşımda büyük bir fark yaratır.

Kontrollü Risk Alma Ortamları Yaratmak

Güvenli bir ortamda küçük riskler almak, özgüven oluşturmanın en etkili yollarından biridir. Büyükanne evinde, torunuz için özel deneme-yanılma alanları oluşturabilirsiniz. Mutfakta birlikte basit tarifler deneyin. Hamur yoğurma, ölçü alma, malzemeleri karıştırma gibi görevler çocuğa sorumluluk ve yetkinlik hissi verir.

Kek biraz yanmış olsa da, yenebilir bir şey ürettiğini görmesi değerlidir. “Bu biraz fazla pişmiş ama kenarlarını kesersek içi harika. Gelecek sefer zamanlayıcıyı birkaç dakika erken kurabiliriz” gibi çözüm odaklı yaklaşımlar kullanın. Çocuğa karar verme gücü tanımak, kontrol hissini artırır. “Bugün parkta salıncakta mı oynamak istersin yoksa kumlukta mı?” gibi sınırlı seçenekler sunun. Bu şekilde çocuk, kendi tercihlerinin sonuçlarını deneyimleyerek karar verme becerisini geliştirir.

Karşılaştırmadan Kaçınmak

Büyükanneler bazen iyi niyetle bile olsa “Bak, ablacığın senin yaşındayken şunu yapabiliyordu” ya da “Arkadaşın çok cesaretli, sen de öyle olmalısın” gibi karşılaştırmalar yapabilir. Bu tür ifadeler, zaten kırılgan olan özgüveni daha da zedeler. Her çocuk kendine özgü bir gelişim hızına ve ilgi alanlarına sahiptir.

Torunuzun güçlü yönlerini keşfedin ve bunlara odaklanın. Belki fiziksel aktivitelerde çekingen ama hikaye anlatmada yaratıcı, belki toplu oyunlara katılmaktan çekiniyor ama hayvanlarla özel bir bağ kurabiliyor. Bu benzersiz yetenekleri beslemek, genel özgüveni artıracaktır. Çocuğun kendini başkalarıyla değil, dünkü haliyle karşılaştırmasını teşvik edin: “Hatırlıyor musun geçen ay bu yapbozu ne kadar zor bulmuştun? Şimdi bak ne kadar hızlı tamamlıyorsun!”

Ebeveynlerle İşbirliği

Torunuzun özgüven gelişimi için ebeveynleriyle uyumlu olmak kritik önem taşıyor. Gözlemlerinizi paylaşırken eleştirici değil, destekleyici bir dil kullanın. “Fark ettim ki küçüğümüz yeni şeyler denemekte biraz tedirgin. Ben hafta sonları onunla birlikte küçük deneyler yapıyorum, belki siz de evde devam ettirebilirsiniz” şeklinde yapıcı önerilerde bulunun.

Torunuzun özgüvenini artırmak için en etkili yöntem?
Küçük başarıları somut şekilde övmek
Başarısızlık hikayelerimi paylaşmak
Birlikte kontrollü riskler almak
Karşılaştırmadan tamamen kaçınmak
Sabırla tutarlı destek olmak

Bazen ebeveynler çocuklarına aşırı korumacı yaklaşabilir ya da tam tersine çok yüksek beklentiler koyabilir. Deneyiminizi yumuşak bir şekilde paylaşarak, orta yolu bulmalarına yardımcı olabilirsiniz. Ancak bunu yaparken ebeveyn otoritesini zedelememeye dikkat edin – amacınız destek olmak, yerine geçmek değil. Üçlü tutarlılık çocuğa güven verir; evde, okulda ve büyükanne evinde benzer mesajlar aldığında, bu değerler daha kolay içselleşir.

Sabır ve Tutarlılığın Gücü

Özgüven oluşturma süreci bir maraton, sprint değil. Bazı günler torunuz cesaretle yeni bir aktiviteyi deneyebilir, bazı günler eski kaygılarına geri dönebilir. Bu dalgalanmalar normaldir ve gelişimin doğal bir parçasıdır. Tutarlı bir varlık olarak, her ziyaretinizde güvenli ve destekleyici ortamı yeniden sunmak önemlidir.

Çocuklar, tahmin edilebilir ve güvenilir ilişkilerde daha kolay risk alabilirler. Sizin her hafta sonu aynı sabır ve sevgiyle orada olduğunuzu bilmek, torunuzun deneme cesareti bulması için gereken zemini sağlar. Bu süreçte küçük gerilemeler yaşandığında panik yapmayın; bunlar kalıcı değil, geçicidir. Önemli olan genel yön, günlük performans değil.

Bu süreçte torunuzun duyduğu her “Sen yapabilirsin, ben yanındayım” cümlesi, iç sesinin yavaş yavaş değişmesine katkıda bulunuyor. Bugün sizin sesinizle cesaretlenen çocuk, yarın kendi iç sesiyle kendini motive edebilecek. Belki de en güzel an, bir gün torunuzun size “Büyükanne, bak ne yaptım!” diye koşarak geldiği, gözlerindeki o gurur ışığını gördüğünüz an olacak. O an, tüm sabır ve çabanızın karşılığını fazlasıyla verecek.

Yorum yapın